Horlama ve Uyku Apnesi

    Horlama ve Uyku Apnesi Ankara

    Horlama, nefes alma esnasında hava yolunda oluşan darlık nedeniyle meydana gelen gürültü biçimindeki sestir. Yetişkin insanların yaklaşık %50’si nadiren, %25’i ise sürekli horlamaktadır.

    İnsanlar Neden Horlar?

    Geniz bölgesiyle dilin arka bölgesinin birleştiği alanın daralması ve uyku esnasında bu bölgede bulunan kasların gevşemesi nedeniyle hava yolu daralmakta ve buradan geçen hava dokularda titreşim yaparak horlamaya yol açmaktadır.

    Horlamanın başlıca nedenleri;

    • Kilolu insanlarda yağlı ve kalın boyun yapısı,
    • Çocuklarda bademciklerin büyük olması ve geniz eti bulunması,
    • Burun eti büyümesi,
    • Burun tıkanıklığı yapan deviasyon problemleri

    Bunların yanı sıra küçük dilin uzun ve damağın yumuşak olması nedeniyle meydana gelen sarkmalar hava yolunu daraltarak horlamaya sebep olmaktadır. Uyurken boğaz çevresi ve dilin arka bölgesindeki kaslarda görülen gevşemeler nedeniyle dilin boğazın arka kısmına kaçması engellenememekte ve bu durum horlamaya sebep olmaktadır. Sakinleştirici ilaç veya alkol alanlarda kas gevşemesi sebebiyle daha fazla horlama görülmektedir.

    Neden Erkekler Daha Çok Horlar?

    Erkeklerin daha fazla horlamasının en önemli sebebi kadınların kalça bölgesinde görülen yağlanmaların erkeklerde karın ve boyun çevresinde yoğunlaşmasından kaynaklanmaktadır. Kilolu erkekler sırt üstü pozisyonda yatarken karnın diyaframa baskı yapması ve göğüse olan basıncın artırması, dilin de gevşeyen kaslar nedeniyle arkaya doğru kayması horlamaya neden olmaktadır. Kadınların kas dokusundaki farklılıklar ve yağlanmanın boyun ve karın çevresi dışında olması horlamalarını azaltmaktadır. Menapoz dönemi sonrası görülen hormonal değişiklikler ve kadınların kas yapılarının erkeklerinkine benzemeye başlaması nedeniyle belirli bir yaştan sonra kadınların horlama oranı erkeklerinkine yaklaşmaktadır.

    Horlama Bir Sorun Mudur?

    Solunum düzensizliğinin eşlik etmediği horlama basit horlama olarak adlandırılmakta ve horlama nefes zorluğuna ve uyku bölünmelerine sebep olmuyorsa kişiye herhangi bir zarar vermediği düşünülmektedir. Son dönemlerde horlamaya ilişkin yapılan araştırmalar ise uyku esnasında solunum ile ilgili bir zorluğa sebep olmasa bile gece boyunca solunum için harcanan güç sebebiyle vücutta yorgunluğa ve bundan dolayı da gündüzleri halsizliğe ve uykulu hale sebep olduğu ortaya konulmuştur.

    Horlama nedeniyle gürültüden dolayı çevredekilerin ve özellikle eşin rahatsız olması ve uykusuz kalması söz konusudur. Bu nedenle horlayan insanlar yakınlarının baskısı nedeniyle doktora başvurmaktadır. Horlama basit bir rahatsızlık olarak görülse de eş başta olmak üzere ev ahalisini rahatsız eden önemli bir problemdir. Horlama kişinin yaşamını olumsuz etkilemenin yanı sıra yüksek tansiyon, kalp ve akciğer rahatsızlıkları gelişme riski de bu kişilerde daha fazladır.

    Horlama Tedavi Edilebilir mi?

    Horlamanın birçoğu tedavi edilebilmekte ve bazı önlemlerle basit horlama iyileştirilebilmektedir.

    Horlama problemi görülen yetişkinlerde sıralanan önerilere dikkat edilmesi gerekmektedir.

    • Vücut kilosu ideal kilolarda tutulmalı ve spor yapılmasına önem verilmeli,
    • Uyku ilacı, sakinleştirici gibi ilaçlar gereksiz kullanılmamalı,
    • Uyku esnasında sırtüstü yatmak yerine yana doğru yatılmalıdır.

    Horlamayan kişiler horlayan kişilerden önce uyumalı ve bu kişilerin uyuması için zaman verilmelidir. Ayrıca kilolu olan ve sonrasında zayıflayan kişilerin %80’inde horlama azalmakta ve zamanla ortadan kalkmaktadır.

    Tıkayıcı Uyku Apne Sendromu (TUAS – OSAS) Nedir?

    Apne, nefes durması anlamına gelmektedir. Apne sendromu uyku sürecinin başlamasıyla kas dokularının gevşemesi ve nefes alıp verme esnasında oluşan basınç sebebiyle nefes yolunun tıkanması, hava girişinin kısa süreli engellenmesi ve vücudun nefes alabilmek için aşırı çaba göstermesi ile karakterize bir hastalıktır.

    Horlama nedeniyle görülen nefes durmaları uyku boyunca sürekli tekrarlanmakta ve uzun süreli devam edebilmektedir. Nefes durması esnasında kandaki oksijen miktarı azalmakta bu nedenle kalp, beyin ve diğer organlara oksijen gitmemektedir.

    Apne Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

    Solunum ile ilgili sorunlar uykuda meydana geldiği için apne sendromuna ilişkin olarak kişinin kendisi durumun farkında değildir. Durumu genelde eş ya da aile bireyleri fark etmektedir. Apne sendromuna ilişkin en önemli belirti horlamadır. Apne sendromu görülen kişilerin çoğu çok şiddetli horlamakta ve düzenli horlarken birden ses kesilmektedir. Apne sendromu görülen kişilerin yakınları ilk olarak bu ses kesilmesinin farkına varmaktadırlar. Nefes durması esnasında kişinin karın ve göğüs hareketleri devam etmekte bu nedenle nefesin durduğu dışarıdan izleyen biri tarafından ilk başta anlaşılamamaktadır. Nefes durmasına ilişkin tıkanıklığı aşmak için diyafram daha fazla kasılmakta göğüs hareketlerinin genliği artmakta ve artan solunum eforuyla kişi öncekinden daha şiddetli horlamaya devam etmektedir.

    Apne sendromunun ilk ve en bilinen belirtisi gündüz aşırı uykululuk hali ve vücuttaki halsizliktir. Diğer belirtiler ise;

    • Şiddetli ağız kuruluğu ile uyanma
    • Sabah baş ağrısı ile uyanma
    • Eskiye kıyasla daha sinirli ve tahammülsüz olma
    • Anksiyete
    • Konsantrasyonu sürdürmede güçlük
    • Çocuklarda okul başarısının düşmesi
    • Erkeklerde iktidarsızlık
    • Eskiden olmayan gece terlemeleri

    Apne Sendromunun Tanısı Nasıl Konulur?

    Apne sendromunun teşhisi, uyku testi ile koyulmaktadır. Uyku testi esnasında kişi bir gece boyunca uyku odasında polisomnografi cihazına bağlı olarak uyumakta ve tüm kayıtları bu cihaz aracılığı ile değerlendirilmektedir.

    Apne Sendromunun Tedavisi

    Tedaviye hastanın muayene bulguları ve uyku testi sonucuna göre başlanmaktadır. Tedavi alerjik rinit tedavisi gibi basit medikal tedaviler ile geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi müdahalesini gerektirmektedir.

    Boğaz çevresindeki gevşek kasların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha da genişletilmesiyle yapılan horlama ameliyatları başarılı sonuçlar ortaya koymaktadır. Ameliyata uygun olmayan, diğer hastalıklarından dolayı ameliyat olamayan ya da operasyondan fayda göremeyecek olan ileri aşamadaki hastalarda pozitif basınçlı ağız-burun maskesi kullanılmaktadır.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi